Tedavi Hizmetleri

Keratokonus Tedavisi ve Korneal Çapraz Bağlama Uygulamaları

Keratokonus Nedir?

Keratokonus, gözün en dıştaki saydam tabakası olan korneanın yapısının bozulduğu, incelerek öne doğru bombeleşme yaptığı ve konik bir şekil alması sonucu ortaya çıkan, nadir görülen ancak görme kaybına yol açabilen bir göz hastalığıdır. Kornea, gözün ön kısmında yer alan ve ışığın retina üzerine doğru kırılmasını sağlayan şeffaf bir tabakadır. Normalde yuvarlak olan kornea, keratokonus hastalarında incelir ve öne doğru çıkıntı yaparak konik bir şekil alır. Bu değişim, ışığın düzgün kırılmasını engeller ve net görmeyi zorlaştırır. Zamanla erken teşhis edilmediğinde ve çok ilerlediğinde korneanın çok incelmesine, ciddi görme azalmasına, neden olur ve sonuçta kornea nakli gerekebilir

Keratokonus’ un kitabi olarak yaygınlığı dünya genelinde yaklaşık 2000 kişide 1 olarak tahmin edilmektedir, ancak yakın zamanda yapılan bazı çalışmalar bu oranın çok daha yüksek olduğunu göstermiştir. 18 – 35 yaş arası kişilerde keratokonus sıklığının %2,8-%4’ler civarında olduğu gösterilmiştir Keratokonus, genellikle 20 ile 40 yaş arasında ilerleme göstermektedir. Bu ilerleme 40 yaşından sonra yavaşlamaktadır. Keratokonus tipik olarak ergenlik döneminde başlamasına rağmen çalışmalarda keratokonuslu hastaların nispeten geç bir yaşta (ortalama 28,3 yaş) teşhis edildikleri ve hastalığı olan kişilerin yaklaşık ?’inin hastalıklarından haberdar olmadığı ortaya konmuştur.  Bu durum erken teşhisin önemini bir kez daha ortaya koymaktadır.

Keratokonus’un nedenleri nedir?

  • Keratokonus hastalığının nedeni tam olarak bilinememekle birlikte: korneadaki enzimlerde yaşanan dengesizlikler gözlemlenmektedir. Bunun sonucunda ise kornea, oksidatif zararlara karşı daha açık hale gelir ve yüzeyinde yaşanan incelmeyle birlikte öne doğru sivrilir.
  • Genetik yatkınlık vardır. Bu nedenle aynı ailede birden fazla keratokonus hastasına sıkça rastlanır.
  • Mekanik travmalar önemli rol oynamaktadır. (Göz ovma)
  • Güneş ışığına bağlı Ultraviyole ışınları
  • Kronik göz tahrişi/iritasyonalar, alerjiler

Keratokonus’ un belirtileri nedir?

  • Sık gözlük değişimi, devamlı ilerleyen miyopi ve astigmatın olması
  • Gözlük kullanılmasına rağmen bir süre sonra bulanık görme,
  • Düz çizgilerin görünüşünde dalgalanmalar ve eğrileşmeler,
  • Işığa hassasiyetin artması
  • Göz kamaşması ve ışıklı nesnelde haleler görme,
  • Tek gözle bakarken çift görme ve görüntü çoğalması,
  • Gece görüşünde bozukluk ve geceleri araba kullanmanın zorlaşması,
  • Gözde alerji veya kaşıntı,
  • Önceki zamanda kullanılan kontakt lensin göze tam olarak yerleşmemesi,

 KeratokonusTanısı nasıl konulur?

Keratokonus tanısı, genellikle göz doktoru tarafından yapılan detaylı bir göz muayenesi ile konulur. Bu muayenede, kornea topografisi adı verilen özel bir cihazla korneanın 3 boyutlu ön ve arka yüzey haritası çıkarılır ve birtakım özel algoritmalarla korneanın düzensizliklerinin ve incelme alanlarının tespiti sağlanır. Kornea topografisi, keratokonusun teşhisinde olduğu gibi hastalığın ilerlemesinin izlenmesinde de oldukça önemli bir tanı aracıdır. Özellikle keratokonusun erken evrelerinde kornea topografisi, henüz belirgin semptomlar ortaya çıkmadan hastalığın tespit edilmesini sağlar. Erken tanı, hastalığın ilerlemesini yavaşlatmak veya durdurmak için uygulanacak tedavilerin zamanında başlanması açısından kritik öneme sahiptir.

Keratokonus tedavisinde neler yapılır?

Keratokonusun tedavisinde 2 aşamalı bir yaklaşım esastır.

*Hastanın görme düzeyinin artırılması

*Hastalığın ilerlemesinin engellenmesi gerekmektedir.

Görme düzeyinin artırılması için erken evre hastalıkta gözlük veya yumuşak kontakt lensler kullanılabilir. Fakat hastalık ilerledikçe bu yöntemlerle görme düzeyi artışı yeterli olmaz.

 Sert gaz geçirgen (RGP) korneal lensler: Keratokonuslu hastalar için yaygın olarak kullanılır. Bu lensler, korneanın şeklini alarak görme keskinliğini artırır. Ancak çok konforlu değillerdir.

Yumuşak Kontakt Lens Üstüne Sert Gaz Geçirgen Kontakt Lens (Piggyback Lens Uygulaması)

Bazen sert gaz geçirgen kontakt lensler, kornea yüzeyini çizebilir. Böyle durumlarda yüzeyi korumak için, korneaya önce yumuşak kontakt lens; onun üstüne sert gaz geçirgen kontakt lens takılır. Bu uygulamaya "Piggyback" lens uygulaması adı verilir.

Melez Kontakt Lens

Melez kontakt lensler; ortası sert, etrafı yumuşak malzemeden üretilmiştir. Sert kısım net bir görüş sağlarken, etrafındaki yumuşak kısımda konfor sağlar. Bu nedenle melez kontakt lensler, keratokonus tedavisinde çok tercih edilen lenslerdir.

Miniskleral ve skleral lensler

ise korneanın tamamını kaplayarak daha fazla stabilite ve konfor sağlar. Miniskleral lensler korneanın büyük bir kısmını kaplarken, skleral lensler korneanın tamamını ve skleranın (gözün beyaz kısmı) bir kısmını kaplar. Bu lensler, özellikle ilerlemiş keratokonus vakalarında görmeyi düzeltmek için etkili bir seçenektir. 

Kornea İçi Halka (Intacs)

Kimi hastalarda, kornea içine ameliyatla yerleştirilen özel yapıda halkalardır.  Daha iyi bir görüş sağlanabilir. Ancak Halka tedavisinden sonra gözlük veya kontakt lens kullanımı ihtiyacı tamamen ortadan kalkmaz. Ayrıca kornea yapısına göre her hastaya halka tedavisi önerilmez.

Sert kontak lensler hastalığın ilerlemesini yavaşlatabilir. Ancak yukarıdaki tedavilerin hiçbiri hastalığın ilerlemesini durdurmaz.

*Hastalığın ilerlemesinin engellenmesi gerekmektedir.

Bu amaçla kornea çapraz bağlama veya cross-linking adı verilen bir cerrahi işlem uygulanır. Bu tedavide, korneaya riboflavin (B2 vitamini) damlatılır ve UV-A ışığı ile aktive edilerek korneanın kollajen lifleri arasındaki bağlar güçlendirilir. Bu işlem, korneanın daha dayanıklı hale gelmesini sağlar ve konikleşme sürecini yavaşlatır veya durdurur. Ancak 400 mikron altında kalınlığı olan kornealarda tercih edilmez.

çapraz bağlama

Çapraz bağlama tedavisi genellikle 30-60 dakika sürer, daha kısa süreli uygulaması da vardır. Hastalar genellikle aynı gün evlerine dönebilirler. İşlem sonrası iyileşme süreci birkaç gün ile birkaç hafta arasında değişebilir. Çapraz bağlama tedavisi, keratokonusun erken evrelerinde en etkili sonuçları verir ve ilerlemiş vakalarda hastalığın seyrini önemli ölçüde yavaşlatabilir veya durdurabilir.

Hibrid Tedavi Yöntemi

Tedavide kullanılan bir diğer yöntem ise hibrid tedavidir. Hibrid tedavi, New York Üniversitesi tarafından geliştirilmiştir. Bu tedavide yeterli kalınlığa sahip kornealarda kornea yüzeyindeki düzensizlik no touch lazer ile giderilir ve aynı seansta Cross Linking tedavisi uygulanır. Amaç görmeyi düzeyinin daha iyi hale getirmektir.

Çok ileri vakalarda ise kornea nakli gerekli olmaktadır. Kornea nakli, hasarlı korneanın sağlıklı bir donör kornea ile değiştirilmesi işlemidir ve genellikle diğer tedavi yöntemleri başarısız olduğunda tercih edilir.

“Her cerrahi veya girişimsel işlemde sonuçlar kişiden kişiye değişiklik gösterebilir. İşlem öncesinde hekiminizden detaylı görüş almanız önerilir.”

Yayınlanma Tarihi     :           14.04.2026

Güncellenme Tarihi   :           …/…/….

 

background

Bilgi ve Danışma Hattı

Göz sağlığı ve görme kalitenizi, Eskişehir ve Türkiye'de tanınmış profesör ve uzmanlardan oluşan deneyimli hekim kadrosu ile iyileştiriyoruz.

0222 230 11 30

Bu internet sitesi yaptığınız tercihleri hatırlamak ve kullanımınızı kişiselleştirmek için çerezleri kullanır. Ziyaretinize devam ederek çerez kullanımımızı kabul etmiş sayılırsınız. Daha fazla bilgi için KVKK, Gizlilik ve Çerez Politikaları sayfasına göz atabilirsiniz.